06/12/1962 yılın da
İzmir'de doğmuşum, Çocukluğum babamın çantacılığını yapmakla geçti
hem deniz avı hemde kara avı 12-13 yaşlarında babamın av fişeklerini
yapardım. O zamanlar hazır fişek yoktu kendimiz elde yapardık.
Dalış'a gittiğimizde ise çantacılık dediğimiz karadan balık teli
taşırdık vurdukları balıkları kadan taşırdık onlar üşüyüp sudan
çıktıklarında biz hemen suya girerdik kardeşimle beraber, tabi o
zamanlar zıpkını babam kurar bize verirdi çünki 60 lık zıpkını bile
kuramazdık. 7-8 Yaşlarında idik. ilk zıpkınla avımı o yaşlarda
yaptım tabiiki 3-5 cm lik karagözlerdi. Ciddi anlamdaki ilk avım 9
yaşında 150-160 gr lık bi barbun'du, o günü hala aynı heyecenla anıyorum.
Daha sonraları kara avcılığını bırakıp deniz avına daha fazla önem
verdim, 16-17 sene once agaşon ile balık avlamaya başladım. İlk
ahşap gövdeyi 11-12 sene once yapmıştım hala saklarım onu. O
günleden bu günlere cok zaman geçti ve işte bu günlerdeyiz.
Uzun seneler once mart
ayı'nın son günlerine doğru bulutlu bir havada dalış yaparken 8-10 m
ler civarında balık çağırırken birden etrafımdaki en küçük
balıkların bile ortadan yok olduğunu hayretle izlerken karşımda
inanılmaz birşey gördüm ilk anda sporasub paletlerimin titrediğini
bu günmüş gibi hatırlıyorum. Karşımda duran 2,5-3 m civarında bir
orkinos'du. 8-10 m önümde beni inceliyordu ilk korkuyu atlattıktan
sonra üzerine doğru gidip bende onu incelemeye başladım iri kül
tablası kadar gözlerini yuvalarında çevirdiğini bu gün bile çok net
hatırlıyorum. O zamanlar yeni aldığım 90 cm lik Marc valantin No:5
zıpkınım vardı elimde. 20mm tek lastik 6 mm şiş bir balığa baktım
bir zıpkınıma bu iş olmaz dedim kendi kendime. Ama bi yandanda
tetiği çekmek istiyordu canım. Neden sonra diyaframım bayağı sert
biçimde beni uyarınca su altında olduğumu hatırladım. Ben yukarı
yönelince o da kuyruk vuruşu belli bile olmadan ortadan kayboldu. O
günde beri o irilikte bir Orkinis vurmak hep hayalimdir. GTT o
yüzden var zaten inşallah bu sene nasip olur umuyorum.


Hem uretici hem aktif avci olmanin
avantajlari nelerdir ?
Aktif bir avcı olmam bu
gün yaptığım zıpkınların asıl sebebidir. Çünki agaşon tekniğinde
ustalaştıkça her usta dalıcının yaptığı gibi zıpkın üzerinde
modifikasyonlar yapmaya başladım. Bir müddet sonra onlarda kafi
gelmemeye başladı. Bunun neticesinde ahşap zıpkın yapmaya başladım.
Kendim için daha sonra da seri üretim ve bu günler. Bu arada bir
avcının zıpkın üzerinde neler isteyebileceğini nelere ihtiyaç
duyduğunu bilmek ve ona gore üretim yapmak beni bu günlere getirdi
diyebilirim. Yaptığım işe sayğı duymam nedeni ile bu gün kusursuz
zıpkınlar üretebiliyorum. En büyük ödülüm ise artık bir marka
olmamdır.
Herhalde çoğu kereler karsılastığınız bir soru da olsa, bir ustaya
bu soruyu sormak zorundayız. Neden ahsap tüfek kullanmali ?
Ben bu soruyu neden
herkesin bir ahşap zıpkını olmalı olarak alıyorum ve ona göre cevap
vermek istiyorum. Standart zıpkınlar kullanılmasın demiyorum
kesinlikle böyle bir iddiam yok ancak onların ulaşamadığı menzillere
atış yapmak için, daha dengeli bir zıpkın kullanmak için, daha güzel
bir zıpkın kullanmak için. Ahşap insan'a yakın ve sıcak bir
malzemedir. Güzel işlendiğinde insana keyif verir. Birde şimdiye
kadar atış yapamadığınız mesafelere isabetli atışlar yapabilmek için
her avcının bir ahşap zıpkını olmalı bence.
TÜrkiye'de sualtı avcılıgı konusundaki üretim
zorluklarını paylasabilir misiniz ?
En başta denizci bir
millet olmamamızdır bence. Sonra da hammadde bulma zorlukları, daha
sonrada ucuzculuk, hatta bu son sebepten dolayı yurtdışında bizleri
çinliler gibi görüyorlar ucuz iş yaptırabiliriz gibi düşünceye
sahipler, ucuzculuk düşüncesinden millet olarak kurtulamadığımız
müddetçe kendi ülkemizdeki üretimlere destek vermedikçe zorlukların
üstesinden gelmemiz pek mümkün görünmüyor.
Ben demiyorum ki
yabancı düşmanlığı yapalım onları boykot edelim. Her dalıcının
birden fazla malzemesi vardır ve neden bazılar yerli üretim olmasın.
Tabii ki kaliteli ve düzgün olduğu müddetçe. Ne zaman ki kaliteli
üretim yapılacak o zaman üretim zorluklarıda aşılacaktır. Tıpkı
kaliteli yerli üretim yapan yerli üreticiler gibi.
Ahşap tüfekler sadece özel avcılar
tarafından özel avlarda mı kullanılır ?
Kesinlilke hayır diyyeceğim
bu soruya. Bu işte ustalaşmış bir avcının eline ne verirseniz verin
o tecrübesi ve bilgisi ile yine avlanacaktır. Sığ suda levreğe 2 m
değilde 30 cm den atış yapabilecektir. Ancak amatör kişi balığa o
kadar yaklaşamadan atış yapacak ve kaçıracaktır. Bu kaçırmalar
arttıkça ya bu spordan vazgeçecektir veya kaliteli ürün alarak bu
spordan zevk alacaktır. Tabiiki özel avlar özel zıpkınlarla
yapıldığı zaman çok daha zevkli hale gelecektir. Uzak atışlar gibi
kalın olan balığı delip geçmek gibi. Şuda unutulmamalıdır ki asıl
olan yaralı balık bırakmadan balık kaçırmadan avlanmak esastır
avcılıkta.
Piyasada farklı üreticilerden yeni nesil karbon ve
plastik tüfekler görmeye basladik.
Bu tüfekler ve diger malzemelerin gelişimleri
konusundaki yorumlarınız nelerdir ?
Malzeme üretimi arttıkça
kalite yükselecektir, kalite yükseldikçe üertici sayısı artacaktır.
Bu en doğal sektörel gelişmedir. Ancak acımasız rekabet koşulları
yaratmak üreticiler için ucuz malzeme üretmek anlamına geleceğinden
kalitede doğal olarak düşecektir. Bu nihayi kullanıcılar için kısa
dönemde bir avantaj gibi görünsede uzun dönemde kullanıcının
aleyhine olacaktır. Yerli üreticileri kaliteli ürünler üretmeleri
için desteklemeli ve yön verici olmalıyız.
Arkadaşlarımızın merak ettigi bir
konu da kalite / fiyat orantısı ile hangi malzemelerin tercih
edilmesi gerektigi. Bu konu hakkında neler söylemek istersiniz ?
Hepimiz en sonunda sadık
birer kullanıcıyız. Kendimize şu soruyu sorarsak bunun cevabını yine
kendimiz verebiliriz. Ben ne istiyorum ? Ucuz olsun birkaç zaman
sonra yeniden alırım mı. İyi malzeme alıp uzun zaman kullanmak mı
daha avantajlı olacaktır. Bu soruya en güzel cevabi yine nihai
kullanıcılar olarak kendimiz verebiliriz.
Son olarak Levent Gozen ve
Esperasub'ın gelecek planlari nelerdir ?
Levent Gözen olarak bu
sporu yapabildiğim kadar yapabilmek en büyük isteğim, yani su da
ölmek. Esperasub olarak da Türkiye'de ki ilklere öncülük yapmaya
devam etmek, yeni üretimler, yeni ürünler ve yeniliklerle sizlerle
beraber olmak.
Değerli yorumlarıyla ve samimi paylaşımlarıyla söyleşimize katılan
sayın Levent Gözen, tüm okuyucularımız adına teşekkür ederiz.